Abidin ÖZÇELİK: ''ÖZGÜNLÜĞÜ HEDEFLİYORUM!''

Abidin ÖZÇELİK: ''ÖZGÜNLÜĞÜ HEDEFLİYORUM!''
Abidin ÖZÇELİK: ''ÖZGÜNLÜĞÜ HEDEFLİYORUM!'' hande
Bu içerik 199 kez okundu.
Reklam
Abidin ÖZÇELİK: ''ÖZGÜNLÜĞÜ HEDEFLİYORUM!''
 
  Her geçen gün kendinin daha iyi bir versiyonunu yaratmak için çalışan, gözlemleyen, 
yaratıcı gücün alternatifini keşfetmiş ve iyi ya da kötü tüm ihtimallerin kıyısındaki deneyimlerini 
dengeli bir mücadeleyle karşılayan sanatçı Abidin ÖZÇELİK ile bir aradayız.
 
   Hayatınızın nasıl bir dönemine denk geldik, şu sıralar neler yapıyorsunuz?
  -Sanata ve medyaya adım attığımdan beri üretiyorum. Ama artık -özellikle son üç 
senedir ne ürettiğimin tam olarak farkındayım. Ayaklarımın her geçen gün yere daha sağlam 
bastığını hissediyorum; çünkü kendimi düne göre çok daha iyi tanıyorum. Büyüyorum, kendimin 
daha iyi bir versiyonuna dönüşüyorum. Ürettiklerimde çok daha hassasım, özgünlüğü 
hedefliyorum; o yüzden bolca okuyup izliyorum. Gezdiğim her yeri yeniden geziyorum. Her 
gördüğüm yer, duyduğum her yeni ses, okuduğum her kitap bahsettiğim ‘kendimin daha iyi hali’ 
için birer malzeme. Mesleğimde özgünlük için malzeme topluyorum.
 
  Arama motoruna ‘Abidin Özçelik kimdir?’ yazdığımızda burcunuzdan, okulunuza ve 
bugüne dek yol aldığınız tüm projelere ulaşabiliyoruz. Bu biyografik bilgilerin dışında, Abidin 
Özçelik kimdir, boş günlerinde neler yapar, küçük mutlulukları nelerdir?
-Kendimi doğru anlatmak benim için çok önemli. Elbette arama motorunda çıkan 
birkaç tanımlayıcı cümleden, görsel teşkil etsin diye seçilen iyi ya da kötü fotoğraflarımdan 
ibaret değilim. İdeallerim, prensiplerim, fikirlerim ve hayallerim var. Ankara'da doğdum, 
büyüdüm. Bir erkek kardeşim ve iki ablam var. Beni büyükbabam ve babaannem. Okumayı çok 
seviyorum. Öğrenciliğim hayat boyu sürsün istiyorum. Planlı ve programlıyımdır. Sürprizlerden 
hoşlanmam, hazırlıksız olmamak adına tüm ihtimalleri göz önünde bulundurarak hareket ederim. 
Temkinli ve hazırlıklıyımdır. Bu hazır olmak, daha çok profesyonel hayatımla alakalı. Kendime ait 
bir defterim var, amatörce bazı ‘uyarlama’ fikirleri not ediyorum. Ve hala günlük tutuyorum. Gün 
batımında, sahilde yapılan uzun yürüyüşlere bayılırım. Her mevsimi severim. Bozkırları ve 
dağları çok severim. Yemek yapma konusunda iddalıyımdır. Eski model arabaları kullanmayı çok 
seviyorum.
 
  Peki, en eski ‘mutlu’ hatıranız nedir?
-Büyükbabam, babannem ve ablamla beraber geçirdiğim çocukluk anılarım.
 
Bugüne dek arzuladığınız ve gerçek olan en büyük şey neydi?
-Mesleğimde sağlam adımlarla ilerlemeyi ve dahil olduğum her projeye maksimum 
düzeyde katkı sağlamayı arzu ediyordum. Arzulamaya devam ediyorum. Bu isteğim ve tüm 
potansiyelimi ortaya koyduğum ürünler, beni gelecek için motive ediyor. Amacımı belirginleştirip 
parlatıyor.
 
  Kendi doğrularınıza, fanatik sayılabilecek bir inancınız var mı?
-Her türlü fanatiklikten imtina ediyorum. Dünyada değişen her şeyin farkındayım ve 
ben de değişimin bir parçasıyım.
 
  Gün içinde nasıl bir ruh hali içinde olursunuz? 
-Genelde mutluyumdur. Etrafa her zaman gülücükler saçsam da içimde hep 
dengeliyimdir. Elbette iyi hissetmediğim günler ve anlar oluyor. O günlerin de olabildiğince 
'tadını çıkarıyorum.' Mutluluğumun bozulmaması için özel bir çaba harcamıyorum, sadece 
tecrübelerimi seçiyorum. Her şeyi tecrübe etmeme lüzum yok. Deneyimleme ihtimalim olan 
şeyleri enine boyuna ölçüp tartarım.
 
  Hangi tür karakter özellikleri, o kişiden koşarak uzaklaşmanıza sebep olur?
-Ukala, patavatsız ve her şeyden şikayet eden insanlarla mecburen bir ilişki kurmak 
zorundaysam; o ilişkinin olabildiğince mesafeli olmasına özen gösteririm. Bazen kaçarak 
uzaklaşmak mümkün olmayabilir.
 
  Herkesin aşkı yaşama ve tanımlama şekli birbirinden farklı. Sizin ‘aşk’ tanımınızda 
mutlaka olması gereken ve asla olmaması gereken şey ne?
-Gustave Flaubert, aşkın güçlü bir ‘merak’ duygusu ve bilme isteği olduğunu söylüyor. 
“Aşka en uzak cümle, senden nefret ediyorum değil, bilmek istemiyorumdur” diyor. Bilemiyorum. 
Bu konunun keskin hatlarla etrafını, sınırlarını çizebilecek kadar bilgi ve tecrübe sahibi değilim 
ama birbirini seven insanların anlaşmaya gönlü olmalı. Problemleri köpürtmek, sorunları 
büyütmek bana göre değil. Bu gerginliklerden olabildiğince uzak duruyorum. Hayatı ‘daha’ 
yaşanabilir hale getirmeli bir ilişki, hesapsız olmalı. Dilerim hayatın bizler için böyle bir planı 
vardır.
 
  ‘İşte yaşamak bu!’ dediğiniz anlarda, nerede ve ne yapıyor olursunuz?
-İlk aklıma geleni söyleyeyim: Çok emek verdiğim, günlerce, aylarca uğraştığım bir 
şeyin iyi bir sonuç vermesi ve gidip sakince sahilde gün batımını izlemek.
 
  Stilinizi oluştururken, öncelikleriniz neler?
-Önceliğim rahatlık. Tüm renkleri seviyorum; Gömlekler, tişörtler, jeanler ve ceketler 
benim tarzımı oluşturan temel parçalar. Ortaokuldan beri ''rock'n roll'' insanıyım. Herkesin 
kullandığı, sırf ‘trend’ diye dolabına eklediği parçalardan özellikle kaçıyorum. Benim tarzıma 
uyan, dolabımdaki kıyafetlerim ile kullanabileceğimi düşündüğüm parçaları eklemeyi tercih 
ediyorum. İhtiyaçlarım doğrultusunda alışveriş yapıyorum.
 
  Son olarak vazgeçilmezin nelerdir?
-Hayallerim. Ben hayallerim doğrultusunda adımlarımı atıyorum ve bu adım beni 
daima bir sonraki durağa götürüyor. Bindiğim arabanın bir önemi yok, indiğim durağın doğru 
oluşu beni her zaman tatmin eder.
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MEHMET EMİN DOĞAN KİMDİR?
MEHMET EMİN DOĞAN KİMDİR?
Ulaş Sungur Kimdir?
Ulaş Sungur Kimdir?