Reklam
Reklam

Devlet Bahçeli NTV'de soruları yanıtladı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, NTV ve Star TV ortak yayınında Nazlı Çelik'in sorularını yanıtladı. Nazlı Çelik: Beka vurgusunu ilk açıklayan siz oldunuz. Beka ile kastettiğiniz nedir? Son dönemde hem içerde hem dışarıda birçok yeni gelişme meydana geldi.

Devlet Bahçeli NTV'de soruları yanıtladı
Devlet Bahçeli NTV'de soruları yanıtladı hande
Bu içerik 225 kez okundu.
Reklam

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, NTV ve Star TV ortak yayınında Nazlı Çelik'in sorularını yanıtladı.

Nazlı Çelik: Beka vurgusunu ilk açıklayan siz oldunuz. Beka ile kastettiğiniz nedir? Son dönemde hem içerde hem dışarıda birçok yeni gelişme meydana geldi. 

Devlet Bahçeli: Beka kavramı Türkiye’de hem siyasi hayatımızda hem özel hayatımızda çok söylenen, üzerinde durulan bir kavramdır. İlk defa söylenmiş değildir. Uzun yıllardır beka meselesi üzerinde ciddiyetle durulmaktadır. Bekayı tehdit ve tahrip edecek konular üzerinde de hassasiyetle karşıt duruşlar sergilenmektedir. Beka en basit haliyle devletin varlığı, milletin birliği, ülkenin bölünmez bütünlüğünü koruma anlayışıdır. Bu konu üzerinde hiçbir tartışmaya gerek yoktur. Birçok olaylar buraya yönelikse Türkiye’de beka meselesi var demektir. Onun aşılması lazımdır. 

Nazlı Çelik: Bu noktada Millet İttifakı karşıt bir söylem gerçekleştiriyor ve sadece yerel seçime gidiyoruz vurgusu yapılıyor. Hatta sürekli altınız Cumhur İttifakı’nın çizdiği beka vurgusunun ülkeyi kutuplaştırdığı ve ayrıştırdığını iddia ediyor. 

Devlet Bahçeli: Bu çok yanlış bir değerlendirme. Özellikle Cumhur İttifakı’nın oluşumuna karşıt görüş beyan edenler sürekli olarak bu kavramın bir kutuplaşmaya vesile olabileceğini iddia ediyorlar. Ama zaman içinde kendileri gerçek büyük kutuplaşmaya doğru bir eğilim içerisine girdiklerini fark edemiyorlar. Türkiye’de bir süreç yaşanıyor. İyi analiz etmek iyi değerlendirmelerde bulunmak lazım. Cumhuriyetimizin 96. yıldönümünü kutladığımız bir süreçte yeni bir sisteme geçiş olmuştu. Bu yeni bir evredir. Bu Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yöneliştir. Böyle bir dönemde bu anlayışı hayata geçirebilmek için bir süreç yaşanmıştır. Anayasamızda var olan parlamenter sistem olarak nitelendirilen yapının zamanla çift başı görünümleri, aksayan yönleri dikkate alınarak Türkiye’de daha güçlü bir yönetim, daha güçlü bir devlet, daha mutlu bir millet oluşumuna katkı sağlayabilecek bir yaklaşım ortaya konulmuştur. Bu yaklaşımın ana kaynağı 15 Temmuz felaketidir. 15 Temmuz felaketi büyük bir tahribattır. Türkiye’yi önemli ölçüde sarsan Türkiye’yi beka meselesine kadar götürebilecek bir iddiayı taşıyan, geleceği ne olacağı belli olmaya bir darbenin niteliğidir. Böyle bir durum karşısında tabiatıyla devletin varlığı ve milleti üzerinde kararlı duruş sergilemek bir mecburiyet halini almıştır. İşte 15 Temmuz sonrasında Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi 15 Temmuz’u iyi anlamış, iyi anlatmış, iyi yorumlamıştır. Böyle bir durum karşısında da ne yapılması gerektiği konusunda bir anlayış birliğine varmıştır. Bunun başlangıç noktası Yenikapı ruhudur. Yenikapı ruhundan hareketle Türkiye’de yeni bir Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş sürecini tamamlayabilmek için de bir araya gelmeyi ve bunun adına da Cumhur İttifakı demeyi prensip olarak benimsemişlerdir. Cumhur İttifakı olarak faaliyetler şu anda bu yönüyle devam ediyor. Bununla bir anayasa değişikliği yapılmıştır. Arkasından 16 Nisan’da bir halk oylaması olmuştur ve halkımız anayasa değişikliğini benimsemiştir. Dolayısıyla yeni bir dönemin ilk adımı atılmıştır. Sonra 24 Haziran seçimleri gerçekleştirilmiştir. Bu seçimle Cumhurbaşkanlığı ve Millet Meclisi yeniden seçilmiştir. Cumhurbaşkanlığı ise 9 Temmuz’da bir yemin töreni ile görevine başlamıştır. O günden bugüne kadar Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle Türkiye yönetilmektedir. Bugün için bu süreç devam ederken karşımıza yakın bir tarih olarak 5 yılda bir yapılan bir mahalli idareler seçimleri gelmiştir. Bu seçimlerle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi özdeşleştirerek birbirlerini yıpratmadan, birbirlerini tahrip etmeden Türkiye’yi yönetebilme kabiliyetini kuvvetlendirmek açısından mahalli idareler seçimleri bizim açımızdan çok daha önem arz etmiştir. Sadece bir büyükşehir belediye başkanını seçmek değildir, sadece il ve ilçe belediye başkanlarını seçmek değildir, muhtarları seçmek değildir. Bunların hepsini yapalım ama bir yerde de bir ters düşüş olmasın, bir karşı duruş olmasın. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini hayata tam anlamıyla geçirebilecek, istikrar sağlayabilecek, kalıcı kılabilecek bir başarının da tamamıyla desteklenmesini sağlamak lazımdır. Bu başarı mahalli idareler seçimleridir. İşte bunun için Cumhur İttifakı mahalli idareler seçimlerinde de aynısıyla devam ediyor. Birisinde yasal bir zemini vardır birisinde de Yenikapı ruhu ve Cumhur İttifakı anlayışıyla gerçekleştiriliyor. 31 Mart’ta inşallah hayırlı bir sonuç Cumhur İttifakı tarafından elde edilmiş olacaktır.

Nazlı Çelik: Cumhur İttifakı istediği başarı oranına ulaşamazsa o zaman muhalefetin bir sistem tartışması başlatacağını düşünüyor musunuz? Mesela o zaman bir erken seçim gündeme gelir mi? Ya da siz gelmesi talebinde bulunur musunuz? 

Devlet Bahçeli: Başından bu yana Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş hazırlıklarının başladığı dönemlerde Türkiye’de iç ve dış odaklarda bir karşı duruş sergilenmiştir. Bir sistem değişikliğini istememişlerdir. Parlamenter sistemin devamından yana olmuşlardır. Bazıları da bir karşı duruş olarak Cumhurbaşkanı seçilmiş olan şahsiyete karşı tavır geliştirmeyi amaçlamışlardır. Onun için Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin uygulanmasına zorluklar çıkarmak, Cumhurbaşkanını çalışamaz hale getirmek, Türkiye’de gelecekle ilgili bir kaos ve kriz yaratarak tekrar eski sisteme dönme gayreti içerisinde olanlar var. Bunlar bazen niyetlerini açıkça söylüyorlar bazen saklıyorlar. Kimisi bazen demokrasi adına bunu söylemiş oluyor kimisi başka bir şey olarak söylemiş oluyor. Ama gerçek niyet bellidir. Bu çok tehlikelidir ve doğru da değildir. Onun için Milliyetçi Hareket Partisi olarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Cumhur İttifakı ile Yenikapı ruhunda başlatılmış olan bir sürecin sonuç ne olursa olsun devamında yine bu Cumhur İttifakı olacaktır. Adalet ve Kalkınma Partisi Milliyetçi Hareket Partisi’nin sağduyu birlikteliği, kararlılığı ve uygulama gücü devam edecektir. Bu olmadığı taktirde Türkiye’de başka türlü olaylara hazırlık yapanlar vardır. En basit tabiriyle Fransa’daki sarı gömlekliler. Türkiye’de de buna benzer Gezi tecrübesi var. Bir takım söylemler, davranışlar var. Bütün bunları dikkate aldığımız vakit çok hassa olmamız gerekiyor. İki tane terörle mücadele var. Birisi 41 yıldır devam eden birisi de 40 yıla yakın süreçtir devam eden hazırlıkları ile 15 Temmuz’dan itibaren ortaya çıkmış olan FETO terörizmidir. Bu iki terör faaliyetinin Türkiye’yi önemli bir tehdit altında tuttuğunu görmemezlikten gelemeyiz. Bunların için geçenlerde sayın İçişleri Bakanı’nın bir açıklaması oldu. Bugüne kadar 511 bin kişi FETO terörüyle ilişkili olarak gözden geçirildiğini, tutuklandığını savcıların yapmış olduğu faaliyetlerin bunun dışında kaldığını ama onu da dahil ederseniz çok yüksek olduğunu söylüyor. Bu önemli bir rakamdır. 

Nazlı Çelik: Beka tehlikesinden kasıt burada PKK ve FETÖ başlıca olmak ve ülkenin parçalanma ihtimali... 

Devlet Bahçeli: Türkiye’nin birlik beraberliğidir ve bölünmez bütünlüğüdür, bu konuda bir taviz verilmeme anlayışıdır beka burada. Bunun yanında bir de Suriye var, Irak var, öbür tarafta uluslararası terörizm var. Bütün bunları dikkate alırsanız Türkiye üzerinde oynanmakta olan oyunların boyutu çok farklı olmaktadır. Böyle bir durum karşısında hangi siyasi partinin mensubu olursak olalım eğer Suriye’yi doğru dürüst milli menfaatler doğrultusunda algılayabiliyorsak, Irak’taki gelişmeleri dikkate alabiliyorsak, Amerika’nın tutumlarını göz ardı etmiyorsak ve bununla birlikte Avrupa’daki gelişmeleri de dikkate aldığınız vakit bu mahalli idareler seçimlerinde kriz yaratan değil ülkeyi güçlü kılan ve 21.yüzyıl içinde 100.yılı kutlayacak olan 2023 yılına kadar da bu iktidar devam edeceğine göre bunu gölgelememek lazım. 24 Haziran seçimleri yapıldı onun üstüne 5 eklediğiniz zaman 24 Haziran 2023’tür. Ama 29 ekim 2023 ise Cumhuriyet’in 100.yıldönümüdür. Türkiye’de cumhuriyetin 100.yıldönümünü ileri bir medeniyete sahip güçlü, mutlu, her türlü ekonomik ve sosyal meselelerini çözmüş, dünyanın önemli süper güçleri arasına girmiş bir ülke olarak hazırlamak gerekirken, ‘sadece ve sadece bunu bir sistem değişikliği oldu bizde buna karşıyız’ diyerek kaosa ve krize sürüklemek çok yanlıştır ve tarihi bir hatadır. Bugün muhalefet unsurları bunu yaparken öbür taraftan da çok kararlı her şeyi bilen bir üslup içerisinde Türkiye’de beka sorunu yoktur. Ne sorunu var peki? Cevap yok. Bekanın ne olduğunu tanımlayanda yok. Ama ekonomik faaliyetler içinden iki unsuru almışlar, birisi domates birisi patlıcan. Bunların fiyat artışlarını Türkiye’de beka sorunundan daha önce görüyorlar ve ekonomiyi tahrik ediyorlar. İnsanları tahrik ediyorlar. Bazı programlarda konuşmacıları var sipariş edilmiş insanlara soruyorlar durumunuz nedir diye, o da şöyle böyle diye anlatıyor. Tamamen bir ekonomik karamsarlık beka meselesinin sütüne örterek ekonomik konulardaki tahriplerle Türkiye’yi bir krize sokmaya çalışıyorlar. Buna da dikkat edeceğiz. 

Nazlı Çelik: O zaman muhalefetin kazanması ve güçlü olması halinde bir sistem tartışması başlatacağını düşünüyorsunuz. 

Devlet Bahçeli: Onlar öyle hazırlanıyor. Biz de diyoruz ki bu sistem tartışmalarının içerisinde inşallah öyle olmayacak Cumhur İttifakı çok önemli bir farkla netice alacak. Cumhurbaşkanımızı ben yakından takip ediyorum. 45.mitingini yapıyor. Meseleleri halkla paylaşıyor. Böyle bir çalışmanın neticesinde güçlü bir sonuç çıkacak. Ama Allah muhafaza muhalefetin istekleri, Türkiye’deki bir takım iç ve dış faktörlerin tahripleriyle beklenen netice olmadı. Ne olursa olsun 31 Mart akşamı Cumhur İttifakı devam kararını tekrarlayacak ve yoluna devam edecektir. O sebepten kimse endişe etmesin Cumhur İttifakı kağıttan yapılmış bir şey değildir, sağlam temelleri vardır. Siyaseten kanka olmuşlardır. 

Nazlı Çelik: Bu Cumhur İttifakı’nda bir kırmızı çizginiz var mıdır? 

Devlet Bahçeli: Sosyal ve ekonomik konularda biz ayrı bir partiyiz, tüzel kişiliğimiz var, dünya görüşümüz var, programımız var. Her türlü eleştiri ve önerilerde bulunuruz. Ama hareketin ruhunu zedeleyebilecek bir tarihi hataya düşmeyiz. Düşmek demek beka meselesini gündeme taşıyanların ekmeğine yağ çalmak olur. O sebepten dolayı 24 Haziran’a kadar bu hükümet devam edecek, 29 Ekim 2023’te 100.yılı milletçe kutlayacağız inşallah.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kylie Jenner siniri
Kylie Jenner siniri
70 milyon liralık piyango tweeti
70 milyon liralık piyango tweeti