ABD ile İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı düzenlediği saldırıların ardından, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanması, bölgedeki üretim ve ihracat akışlarını ciddi şekilde etkiledi. Milyonlarca varil petrol arzının kaybı, jeopolitik endişelerle birleşerek petrol piyasasında büyük dalgalanmalara neden oldu. ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilim devam ederken, Washington ile Tahran’ın Hürmüz…
ABD ile İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı düzenlediği saldırıların ardından, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanması, bölgedeki üretim ve ihracat akışlarını ciddi şekilde etkiledi. Milyonlarca varil petrol arzının kaybı, jeopolitik endişelerle birleşerek petrol piyasasında büyük dalgalanmalara neden oldu. ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilim devam ederken, Washington ile Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri yeniden başlatmayı amaçlayan bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya vardığı açıklandı. Bu gelişme, petrol fiyatlarında sert düşüşlere neden oldu. Brent petrolün vadeli varil fiyatı önemli ölçüde gerileyerek 82,40 dolara, WTI petrolün vadeli varil fiyatı ise 79,70 dolara indi. Bu durum, mart ayından bu yana petrol fiyatlarının en düşük seviyelerini görmesine yol açtı.
ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasına rağmen müzakerelerin tıkanmasıyla Brent petrol fiyatı Nisan ayında 126,41 dolara yükselmişti. Ancak Washington ile Tahran arasındaki anlaşma petrol piyasalarında büyük bir etki yaratarak, Hürmüz Boğazı’ndan sevkiyatların ne zaman normale dönebileceği ve bölgedeki petrol üretiminin toparlanıp toparlanamayacağı konusunda beklentileri artırdı.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin durması nedeniyle küresel petrol piyasasında yaşanan arz krizi, Körfez bölgesindeki başlıca üretici ülkelerin petrol üretiminde büyük düşüşlere neden oldu. OPEC’in son raporuna göre, bölgedeki ülkelerin günlük ham petrol üretimi Mart ayında 23,7 milyon varil iken Mayıs ayında 13,5 milyon varile geriledi. Bu durum, günlük yaklaşık 10,3 milyon varil üretim kaybına işaret etti.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak açılması durumunda üretim ve ticaret akışlarının “S-eğrisi” şeklinde kademeli bir toparlanma süreci yaşayacağını belirtiyor. Temmuz ayında üretimde hafif bir toparlanma beklenirken, Ağustos ve Eylül aylarında daha güçlü bir iyileşme öngörülüyor. Ancak tam anlamıyla normale dönüşün, Irak ve Kuveyt’teki üretim kısıtlamaları nedeniyle 2027’ye kadar sürebileceği tahmin ediliyor.
Hürmüz Boğazı’nın tekrar açılmasıyla birlikte, petrol piyasasında jeopolitik risklerin azalması ve fiyatlardaki düşüşün devam etmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, gemi trafiğinin normale dönmesi ve güvenlik endişelerinin giderilmesi gerektiğini vurgulayarak, tam bir normalleşmenin zaman alabileceğini belirtiyor.
Reklam & İşbirliği : [email protected]